« Önceki | Sonraki »

Ocak 31, 2009

yılın e-postası

30 Ocak

Yılın e-postası-YAŞADIĞIMIZ HAYATIN FARKINDAMIYIZ

Yaşadığınız hayatın farkında mısınız?
Yılın e-postası bu haberde!..
BU YILIN E-POSTASI İLAN EDİLDİ

Mutsuz olduğunuzu düşünüyorsanız onlara bakın.


İş Gelirinizin düşük olduğunu düşünüyorsanız, o ne yapsın?


Fazla arkadaşınız olmadığını düşünüyorsanız...


Vazgeçmeyi düşündüğünüz an, bu insanı düşünün:


Yaşamda acı çektiğinizi düşünüyorsanız, bunun kadar acıya katlanıyor musunuz?


Ulaşım sisteminizden şikâyetçi iseniz, bunlar ne yapsın?


Bulunduğunuz toplum size adil davranmıyorsa, bu kişi ne yapsın?


Ne şekilde olursa olsun yaşamdan zevk alın.
Olaylar bazıları için kötüdür ama bizim için çok daha iyi :)

Yaşamınızda dikkatinizi çeken pek çok şey vardır fakat sadece birkaçı yüreğinize dokunur... bunları izleyin....

Bu e-postayı herkese gönderin:


Çalışmaktan sıkılıyor musunuz? Onlar değil!


Sebzeden hoşlanmıyor musunuz? Onlar açlıktan ölmek üzereler!


Ebeveyniniz size özen göstermekten yoruluyor mu? Onlar aldırmıyorlar!


Aynı oyunlardan sıkılıyor musunuz? Onla rın başka seçenekleri yok!


Birisi Nike yerine size Adidas hediye edebilir.. Onlar hep tek marka giyiyorlar!


Yatakta uyumak için minnettar oluyor mu? Onlar bir daha uyanamayacaklar!




Etrafınızdaki her şeyi gözleyin
ve bu geçici yaşamda
sahip olduğunuz her şey için
müteşekkir olun...

İhtiyaç duyduğumuzdan çok daha fazlasına sahip olduğumuzdan dolayı bahtiyar sayılırız.

Erkek ve kız kardeşlerimizin üçte ikisinin unutulduğu ve umursanmadığı bu 'modern ve gelişmiş' toplumun içinde sonsuz döngü içinde devam eden bu tüketime özendiren ahlaksızlık anlayışını beslememeye gayret edelim.


Bu sunuyu elinizde tutmayın, gönderin, anlamsız olmayacaktır.

Az şikâyet edelim
çok iş yapalım!
 

Ocak 16, 2009

ONLAR SAVAŞIN ÇOCUKLARI

aglaki belki ümmette aglamayi ögrenir
Onlar savaşın çocukları

sen bu sikintileri yasaki belki ümmette yasamayi ögrenir
Çatlamış dudakları, mavi gökyüzü kadar bıkkın gözleri, yok olmuş umutları kadar
taptaze bedenleriyle öylece uzanırlar yollarda. Doldurur çığlıkları bir zamanlar
çelik çomak oynadıkları dar sokakları.
siz kurban olun ki belki ümmet anlar onlar için kurban oldugunuzsiz kurban olun ki belki ümmet anlar onlar için kurban oldugunuzsiz kurban olun ki belki ümmet anlar onlar için kurban oldugunuz
Onlar savaşın çocukları...
Dünyanın dört bir tarafında hep aynı gülüşle veda ederler bu yaşaması yasak dünyaya.
Ne olup bittiğini anlamadan, sevdalara salmadan yüreklerini, kahbece öldürülürler
biryerlerde.
siz ackalin ki ümmet uyanirsa belki utanir yemek yemeyesiz can verin ki belki anlar ümmet kardesinin acisini
Onlar savaşın çocukları..
Doğduklarında tanışırlar analarının kurumuş memelerindeki açlıkla. Asla tatmadıkları
yiyeceklerin resimlerine bakar kara gözleri.
siz bu ümmetin gülleri çiçekleri ama ümmet sizi koparttiriyor siz bu ümmetin gülleri çiçekleri ama ümmet sizi koparttiriyor siz bu ümmetin gülleri çiçekleri ama ümmet sizi koparttiriyor
ONlar savaşın çocukları...
Adını bilmeden, adını koymadan severler. Yaşatırlar o küçücük yüreklerinde bu koca
dünyaya sığdıramadıkları sevdalarını. Yayarken sımsıcacık bedenleri soğuk taşların
üzerinde, gökyüzünde güneş olur yüreklerinin ateşi.
273fpat2siz acken biz ümmet aclik nedir bilmiyoruz
Onlar savaşın çocukları...
Misketleri kovanlardan, saklanbaçları siperlerde, ilk bakışmaları camlarda, ilk
sevişmeleri yıkık harabeler arasında. Hiç bilmezler yeşil ormanları, baharlarda açan
binbir renkli çiçekleri.
bu masum benim kardeşim olabilir benim oglum olabilirdifilistin3bc3mazlum ümmetin çoçuklarıne gunah işledi bu bebek silahmı sıktı yoksa
Onlar savaşın çocukları...
Birbirlerine seslenirler yarınlar dolu ismleriyle. Barış, Umut, Güneş... oysa hiç
tanımazlar griden başka renk, siyahtan başka isim.
218oqbj6224tavq9foto1316ub6foto2324ic0savas685fsbg7
Onlar savaşın çocukları...
Filistinli, Iraklı, Türk, Kürt, Arap... hepsinin adı da aynı. Hepsi de aynı
gökyüzünü paylaşıyorlar, bir avuç toprağı paylaşamayanların inadına...
 
 
 

Aralık 20, 2008

gülümseme


Bir gülümseme ; sevginin ve insan olmanın anahtarıdır.


Bir gülümseme ; iç dünyamızın güzelliklerini , dışa yansıtır.

Bir gülümseme ; bir külfeti yoktur , fakat çok şey kazandırır.


Bir gülümseme ; evde saadet , iş yerinde muvaffakiyet.

Bir gülümseme ; başkalarına ikramda bulunmak demektir.


Bir gülümseme ; vereni fakirleştirmeden , alanı zenginleştirir.

Bir gülümseme ; bir an sürer , bazen ise ebediyen yaşar.


Bir gülümseme ; yorgun olan insanı dinlendirir.

Bir gülümseme ; ümitsiz olana neşe ve hayat bahşeder.


Bir gülümseme ; karanlık bir çehreyi aydınlatabilir.

Bir gülümseme ; satın alınmaz , rica ile elde edilemez.


Bir gülümseme ; ödünç verilmez , çalmak da mümkün değildir.

Bir gülümseme ; kendiliğinden verilmedikçe işe yaramaz.


Bir gülümseme ; ona ihtiyacı olanlara ilaç gibi gelir.

Bir gülümseme ; sevgi köprülerini sağlamlaştırır.



Bir gülümseme ; bazen bir hayat kurtarır.

Bir gülümseme ; bazen bir savaşı da önler.


Bir gülümseme ; bazen gülümsemeyemeyeni gülümsetir.

Bir gülümseme ; sadaka yerine geçer , sevap kazandırır.

Bir gülümsemeyi , gülümsemeye ihtiyacı olana bol bol verin.

Bir gülümsemeye, gülümseyemeyenlerin ihtiyacı olduğunu unutmayın!




Bir gülümseme ; için hiç kimse , ona ihtiyaç duymadan yaşayacak kadar zengin ve kuvvetli değildir.


İKİ İNSAN ARASINDAKİ EN KISA MESAFE GÜLÜMSEMEKTİR